Erkan Yılmaz
Köşe Yazarı
Erkan Yılmaz
 

Karantina Sanatı, Sanat Karantinası

ggg          Pandemi, dünyayı ve toplum yaşamını kendince biçimlendirmeye ve en geniş alandan, en minimal alana kadar etki etmeye devam ediyor. Herhalde hiçbir ayrıntı bu durumdan bağımsız kalamıyor; örneğin siyaset, ticaret, bilim, kültür, sosyal ilişkiler, gündelik yaşam vs. Ve tabii ki sanat…          Bu durumun olası sonuçları şimdiden kestirilemez belki, bu atmosferden çıkıldıktan sonra dünyanın ne yöne evrileceği bilinemez fakat genelde dünyanın, özelde sanatın tarihi, bu gibi zor süreçlerin etkileriyle farklı bir ivme kazanmasının örnekleriyle doludur.                      Peki, ne gibi? Sadece salgın hastalıkların mı? Elbette ki değil. Savaşların, doğal afetlerin, göçlerin, isyanların, küresel ısınmanın, ekonomik buhranların vb. Bu sıralama çoğaltılabilir ve bu gibi travmatik durumların ortak sonucu ise dünya ve toplum düzeninin, bu doğrultuda da insana dair her şeyin değişime/dönüşüme uğramasıdır.          Evet, belki şu anda zorunluluktan dolayı kültür sanat aktiviteleri durdurulmuş, salonlar kapatılmış ve bu gibi şeyler rafa kaldırılmış olabilir, ancak, her şeye rağmen sanat da tıpkı diğer yaşamsal eylemler gibi kendi güzergahını ve düzenini bulacaktır.          Sanatın ve sanatsal üretimin (diğer her şey gibi), temelde çeşitli “zorlukların” ya da “sıkışmaların”, çeşitli “gerginliklerin/travmaların” etkisiyle verim kazandığı bilinen bir gerçektir. Öyle ya, “etki/tepki” denklemi bir tabiat kanunudur ve geçerliliği daimdir. Yani bu felaketler, sanatçıya etki eder ve sanatçı da bireysel tepkisini sanat üreterek ortaya koyar. Böylelikle hem ruhsal ve düşünsel bir sağaltım/arınma yaşar hem de yaşanan duruma ilişkin bir eser üretmiş olur. Dolayısıyla, dünyanın hemen hemen her dönem yaşadığı bu olumsuz olayların bir yandan da sonraki süreçlere yansıyan olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Hiçbir şey tek bir anlam ile var olamaz ve sanat da kolektif akıla, ortak/evrensel bilince hizmet etmenin en geçerli yollarından biridir.        Çok geriye gitmeye gerek yok, örneğin; G. G. Marquez’in “Kolera Günlerinde Aşk” adlı romanı bilinir, Jose Saramago’nun “Körlük” adlı romanı bilinir, Albert Camus’nün “Veba” adlı ünlü romanı bilinir.       Geçtiğimiz yüzyılın yakasında taşıdığı iki önemli rozetten biri olan Birinci Dünya Savaşı’nın resim sanatından edebiyata, tiyatrodan müziğe değin birçok sanat disiplinine etkileri bilinir. İkinci Dünya Savaşı’nın başta Avrupa Sanatı’nı (bilhassa Avrupa Tiyatrosu’nu) etkilediği, hatta temelinden sarsıp kırdığı ve sonrasında yeni bir anlayışla, öncekine hiç benzemeyen bir tutumla sanat estetiği yaratıldığı ve sanat yapıldığı bilinir. Picasso’nun ünlü “Guernica” tablosu bilinir. Guernica tablosu sergilenirken Picasso’nun savaşta yer almış ve belki birçok insanın ölümüne sebep olmuş bir subaya verdiği yanıt bilinir:  “Bu tabloyu ben   değil,                                                           siz                                                        yaptınız!”          Vietnam ve Körfez Savaşları sırasında ve sonrasında yaşananların sanatçılara ve sanata etkileri bilinir. Örneğin; ünlü yönetmen S. Kubrick’in kült filmlerinden biri olan “Full Metal Jacket” bu psikoloji üzerine kuruludur ya da  F. Ford Coppala’nın “Apocalypse Now (Kıyamet)” filmi yine aynı temalar üzerine kurulup işlenmiştir.            Ekonomik buhranların, göçlerin, doğal afetlerin tema olarak ele alınıp işlendiği filmlerin ve tiyatro oyunlarının çokluğu bilinir. Örneğin, 1929’da dünyanın yaşadığı en büyük ekonomik buhranının toplumsal etkilerini işleyen filmlerin çokluğu bilinir. Ve daha birçok yeni ve eski örnek…             Son kertede, sanat, her süreçte bu durumlarla ilgilenmiş ve konuyu kendi gerçekliğiyle yoğurarak tartışmaya açmıştır ve ilk çağlardan günümüze değin, sanatın bizatihi kendisi ve içinde barındırdığı bütün alanlar ve dallar da bu durumlardan etkilenerek değişip  dönüşmüş ve böylelikle ilerleme kaydetmiştir.          Corona pandemisinin sanatsal alanlarda ve aktivitelerde ne yönde bir yansıma bulacağını, bu karantina günlerinin sanata etkilerinin ne olacağını önümüzdeki yıllar gösterecek.                                    
Ekleme Tarihi: 24 Kasım 2020 - Salı

Karantina Sanatı, Sanat Karantinası

         Pandemi, dünyayı ve toplum yaşamını kendince biçimlendirmeye ve en geniş alandan, en minimal alana kadar etki etmeye devam ediyor. Herhalde hiçbir ayrıntı bu durumdan bağımsız kalamıyor; örneğin siyaset, ticaret, bilim, kültür, sosyal ilişkiler, gündelik yaşam vs. Ve tabii ki sanat…

         Bu durumun olası sonuçları şimdiden kestirilemez belki, bu atmosferden çıkıldıktan sonra dünyanın ne yöne evrileceği bilinemez fakat genelde dünyanın, özelde sanatın tarihi, bu gibi zor süreçlerin etkileriyle farklı bir ivme kazanmasının örnekleriyle doludur.
           

         Peki, ne gibi? Sadece salgın hastalıkların mı? Elbette ki değil. Savaşların, doğal afetlerin, göçlerin, isyanların, küresel ısınmanın, ekonomik buhranların vb. Bu sıralama çoğaltılabilir ve bu gibi travmatik durumların ortak sonucu ise dünya ve toplum düzeninin, bu doğrultuda da insana dair her şeyin değişime/dönüşüme uğramasıdır.

         Evet, belki şu anda zorunluluktan dolayı kültür sanat aktiviteleri durdurulmuş, salonlar kapatılmış ve bu gibi şeyler rafa kaldırılmış olabilir, ancak, her şeye rağmen sanat da tıpkı diğer yaşamsal eylemler gibi kendi güzergahını ve düzenini bulacaktır.

         Sanatın ve sanatsal üretimin (diğer her şey gibi), temelde çeşitli “zorlukların” ya da “sıkışmaların”, çeşitli “gerginliklerin/travmaların” etkisiyle verim kazandığı bilinen bir gerçektir. Öyle ya, “etki/tepki” denklemi bir tabiat kanunudur ve geçerliliği daimdir. Yani bu felaketler, sanatçıya etki eder ve sanatçı da bireysel tepkisini sanat üreterek ortaya koyar. Böylelikle hem ruhsal ve düşünsel bir sağaltım/arınma yaşar hem de yaşanan duruma ilişkin bir eser üretmiş olur. Dolayısıyla, dünyanın hemen hemen her dönem yaşadığı bu olumsuz olayların bir yandan da sonraki süreçlere yansıyan olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Hiçbir şey tek bir anlam ile var olamaz ve sanat da kolektif akıla, ortak/evrensel bilince hizmet etmenin en geçerli yollarından biridir.

       Çok geriye gitmeye gerek yok, örneğin; G. G. Marquez’in “Kolera Günlerinde Aşk” adlı romanı bilinir, Jose Saramago’nun “Körlük” adlı romanı bilinir, Albert Camus’nün “Veba” adlı ünlü romanı bilinir.

      Geçtiğimiz yüzyılın yakasında taşıdığı iki önemli rozetten biri olan Birinci Dünya Savaşı’nın resim sanatından edebiyata, tiyatrodan müziğe değin birçok sanat disiplinine etkileri bilinir. İkinci Dünya Savaşı’nın başta Avrupa Sanatı’nı (bilhassa Avrupa Tiyatrosu’nu) etkilediği, hatta temelinden sarsıp kırdığı ve sonrasında yeni bir anlayışla, öncekine hiç benzemeyen bir tutumla sanat estetiği yaratıldığı ve sanat yapıldığı bilinir. Picasso’nun ünlü “Guernica” tablosu bilinir. Guernica tablosu sergilenirken Picasso’nun savaşta yer almış ve belki birçok insanın ölümüne sebep olmuş bir subaya verdiği yanıt bilinir:  “Bu tabloyu ben   değil,                                                           siz                                                        yaptınız!”

         Vietnam ve Körfez Savaşları sırasında ve sonrasında yaşananların sanatçılara ve sanata etkileri bilinir. Örneğin; ünlü yönetmen S. Kubrick’in kült filmlerinden biri olan “Full Metal Jacket” bu psikoloji üzerine kuruludur ya da 
F. Ford Coppala’nın “Apocalypse Now (Kıyamet)” filmi yine aynı temalar üzerine kurulup işlenmiştir.
 

         Ekonomik buhranların, göçlerin, doğal afetlerin tema olarak ele alınıp işlendiği filmlerin ve tiyatro oyunlarının çokluğu bilinir. Örneğin, 1929’da dünyanın yaşadığı en büyük ekonomik buhranının toplumsal etkilerini işleyen filmlerin çokluğu bilinir.

Ve daha birçok yeni ve eski örnek… 
 

         Son kertede, sanat, her süreçte bu durumlarla ilgilenmiş ve konuyu kendi gerçekliğiyle yoğurarak tartışmaya açmıştır ve ilk çağlardan günümüze değin, sanatın bizatihi kendisi ve içinde barındırdığı bütün alanlar ve dallar da bu durumlardan etkilenerek değişip  dönüşmüş ve böylelikle ilerleme kaydetmiştir.

         Corona pandemisinin sanatsal alanlarda ve aktivitelerde ne yönde bir yansıma bulacağını, bu karantina günlerinin sanata etkilerinin ne olacağını önümüzdeki yıllar gösterecek.
                                 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursalihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.