İmdat uzun
Köşe Yazarı
İmdat uzun
 

Bir Dağ hikayesi..ULUDAĞ

ggg               Mitolojik dönemde tüm yüksek dağlar tanrıyı temsil etmesinden dolayı Uludağ’ın da adı OLİMPOS adı ile anılmıştır, ta ki Osmanlının Bursa’yı fethine Kadar, Uludağ'ın Bursa’ya bakan yamaçlarında 52 adet manastır da Kesiş ve Rahiplerin yaşadığı için, Osmanlı bu dağa Keşiş ve Ruhban dağı adını vermiştir. Cumhuriyet Dönemine gelindiğinde, 1925 yılında Osman Şevki beyin gayretleri ile Keşiş Dağının Adı Uludağ olarak değiştirilmiştir. Bu hizmetinden dolayı soyadı kanunu çıkarıldığında Uludağ soyadı Atatürk tarafından verilmesi Osman Şevki Uludağ Olmuştur. Uludağ’da yer kabuğunun arasına sokulan magma, alttan basınç uygulayarak Uludağ’ın yüksek kesimlerini oluşturmuş, ama hiçbir zaman yeryüzüne çıkamamıştır. Onun için Uludağ’ımız volkanik bir dağ değil iç püskürük bir dağdır.        Uludağ'ın bir başka özelliği, bilhassa ilkbaharda kar ile yansıyan ve billurlaşan bol ultraviyoleli parlak bir güneş altında yapılan güneş banyosudur. Bütün vücudunuza verdiği dinginliği, çok güçlü elektrik enerjisi ile dolu olan dağ havasının tüm sinirlerinizi yatıştırdığını hissedersiniz. Uzmanlara göre 15 gün dağda kalan bir kimsenin kan hücreleri 3,5 milyondan beş milyona yükselttiği bilinmektedir. Uludağ sahip bulunduğu doğal güzellikleri ile milli park statündedir., geniş bir bölgede kayak sporuna elverişli tek yer oluşu, kendisine özgü yüksekliğe göre zengin bitki ve orman örtüsünün tabakalı dağılımı sayesinde alt kesimlerde Akdeniz iklimi görülür iken yüksekliğe bağlı soğuk ve buzlu bir iklim görebileceğiniz ender yerlerdendir. Alt kesimlerdeki ormanlar daha çok Gürgen, Ihlamur, Kestane ve Kızılağaçtan oluşur. Uludağ’da1500-1600 m yükseklerde Kayın Meşe, Göknar ve Karaçam  Uludağ’da 1600 m. den daha yüksek kesimlerde ise saf Uludağ Göknarı ormanları yer alır. Uludağ'ın güneyindeki 1400-1500 m. yüksekliklerde ise kuraklığa dayanıklı Karaçam, Kızılçam, Saçlı meşe, Mazı Meşesi Ormanları vardır..              Avrupa kıtasının bütününde 13.000’ e yakın bitki türü tespit edilmişken, ülkemizdeki bu sayı yaklaşık 12.000 dır. Uludağ’da bu günkü verilere göre 1320 bitki türü tespit edilmiş olup bunlardan, Türkiye geneli 171 endemik türene ev sahipliği yapmaktadır. 30 çeşidi Uludağ bünyesinde barındır. Uludağ küresel anlamda nesli tehlike altında olan 3 bitki türüne yaşam alanını oluşturmaktadır. Uludağ ve eteklerinde eriyen kar suları ile 145 adet su kaynağı beslemektedir. Uludağ’da buzul devrinde 2000 metrenin üzerindeki buzul kütleleri aşağıya doğru kayarken dağ yüzeyini "u" şeklinde oymuştur. Bunun en güzel örneğini Zirve tepe ile Uludağ Tepenin önündeki bizlerin “ zirve yatağı” olarak adlandırdığımız zirve çukurlarında gözlemleye bilmekteyiz. Bu oluşumlar sayesinde Uludağ’da miks tırmanışları yapılabilmektedir. Uludağ yaz ve kış turizmine açık bir dağ olup; yazın yürüyüş, kamp ve günü birlik piknik alanlarına sahiptir. Doğa yürüyüşçüleri için dağdan şehir merkezine inilen bir çok patika yürüyüş yollarına sahip olduğu kadarıyla, dağın zirvesine doğru da bir çok farklı parkura sahiptir.      Uludağ zirvesinde kapı çıkışı sonrasında sağda kalan tepede dağcıların sığınabilmesi için 2500 metre yükseklikte bir barınak inşa edilmiştir. Uzun yıllar burası uludağın zirvesi olarak bilinmiş GPS cihazların çıkması ile göller bölgesi üst kısmında bulunan sivri noktanın 2543 metre ile zirve olduğu anlaşılmıştır. Zirvenin alt kısmında eriyen karların çukurları doldurduğu 3 adet göl bulunmaktadır. Bunlar  Buzlu Göl, Aynalı Göl, Kilimli Göl dür. Kilimli Göl; Dibi yeşil renkte çok sık bir bitki örtüsü ile kaplıdır ve derinliği 4,5 metre civarındadır. Dağcıların kamp, çevreden gelen köylülerin de piknik yaptıkları, içme suyunun bulunduğu 2.330 metre yükseklikteki Kilimli Göl çevresi Cumartesi ve Pazar günleri oldukça kalabalıktır.            Kara Göl; Hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, dipsiz göl adıyla da bilinen göldür. Bu göle Kilimli Göl’den Alaçam istikametine giden patika yol ile 10 dakikada ulaşılır. Zirve tepenin altında kalan 2270 metre yükseklikteki Kara Göl adına yakışır bir şekilde ürpertici görünüm vermektedir. Fazla güneş görmemesi ve içme suyu bulunmaması nedeniyle kamp için tercih edilmez.           Aynalı Göl; 2.310 metre yüksekliktedir ve diğer göllere oranla daha fazla güneş gördüğü ve güneş ışınlarının su üzerinde yansıması nedeniyle bu ismi almıştır. Hemen üzerinde yükselen 2.510 metrelik zirvesiyle Dört Tepeler etkileyici bir görünüm vermektedir. İçme suyu kaynağının da bulunduğu Aynalı Göl sakinliği ve doğal güzelliği nedeniyle tercih edilmektedir.           Anıtkabir'in mimarı Ordinaryüs Prof. Dr. Emin Onat ile ilk kadın mimarlardan Prof. Dr. Leman Cevat Tomsu tarafından tasarlanan Kirazlıyayla Sanatoryum Binası'nın Cumhuriyet tarihinin en önemli eserlerindendir. 2006 yılından beri atıl durumda bulunan Sanatoryum Tesisleri, 4 mevsim turizme hizmet vermesi maksadıyla Bursa Ticaret ve Sanayi odasına "Kirazlılyayla Yaşam boyu Eğitim Merkezi" yapılması maksadı ile kiralanmıştır. İnşaat bitiminde 208 oda,8 toplantı solonu/Eğitim Salonu, 157 Araçlık kapalı otopark bulunacaktır.                               Kışın oteller ve 2 gelişim oteller bölgesinde kayak ve konaklama yapabildiğiniz gibi agaç evlerde konaklayıp kamp atabilirsiniz.          Bakacak bölgesine yürüyüş yapıp kelimenin her anlamıyla bir eşsiz bir doğa parçasının tadını çıkarabilirsiniz. Uludağ oteller bölgesine 5 km., Bursa şehir merkezine 45 dakikalık bir uzaklıkta. Şehrin hengamesinden kaçıp ufka dalıp gitmek isteyenler için bulunmaz bir nokta. Görüp de hayran kalmamak elde değil. Bursa Ovasını İnegöl yamaçlarını, Gemlik körfezini hatta iyi havalarda İstanbul kıyılarını dahi görebilmek mümkün… Evliya Çelebi yüzyıllar evvel geçtiği bu eşsiz manzara hakkında Seyahatnameye birçok satır karalamış… Seyahatnameye göre, eskiden buradan aya bakarlarmış. Ramazan ayının başlangıcında “Hilal” görünür mü görünmez mi, buradan baktıkları için bu mevkiye “Bakacak” denmiş… Eğer Ramazan hilalini görürlerse, ateş yakarak şehir halkına haber verirlermiş. Böylece kaleden toplar atılarak ertesi günü oruç tutulurmuş.         Çobankaya bölgesinde yılın her döneminde faydalanılması maksadı ile 23 adet Tamamen ahşap olan 88 metrekare A tipi,66 metrekare B tipi, 52 metrekare C tipleri Kır Evinin yapımı tamamlanmıştır. bu binalar çevresinde 100 adet çadırlı kamp yapmaya uygun alan mevcuttur.  Ayrıca günlük 1500 kişi kapasiteli piknik alanı mevcuttur. Altyapı ve üst yapı çalışmalarına başlanmış, bu kapsamda alana piknik masaları, yağmur barınaklarının montajları yapılmıştır. Uludağ anlatmakla bitmez gelip gezip görüp yaşamak gerekir. Görüşmek dileğiyle.. Doğada ayak iziniz.  vücudunuzda sağlık kalsın…   Hasan Ören, Kristal Matbaa Bursa,  Birinci Baskı
Ekleme Tarihi: 06 Aralık 2020 - Pazar

Bir Dağ hikayesi..ULUDAĞ

              Mitolojik dönemde tüm yüksek dağlar tanrıyı temsil etmesinden dolayı Uludağ’ın da adı OLİMPOS adı ile anılmıştır, ta ki Osmanlının Bursa’yı fethine Kadar, Uludağ'ın Bursa’ya bakan yamaçlarında 52 adet manastır da Kesiş ve Rahiplerin yaşadığı için, Osmanlı bu dağa Keşiş ve Ruhban dağı adını vermiştir. Cumhuriyet Dönemine gelindiğinde, 1925 yılında Osman Şevki beyin gayretleri ile Keşiş Dağının Adı Uludağ olarak değiştirilmiştir.

Bu hizmetinden dolayı soyadı kanunu çıkarıldığında Uludağ soyadı Atatürk tarafından verilmesi Osman Şevki Uludağ Olmuştur.

Uludağ’da yer kabuğunun arasına sokulan magma, alttan basınç uygulayarak Uludağ’ın yüksek kesimlerini oluşturmuş, ama hiçbir zaman yeryüzüne çıkamamıştır. Onun için Uludağ’ımız volkanik bir dağ değil iç püskürük bir dağdır.

       Uludağ'ın bir başka özelliği, bilhassa ilkbaharda kar ile yansıyan ve billurlaşan bol ultraviyoleli parlak bir güneş altında yapılan güneş banyosudur. Bütün vücudunuza verdiği dinginliği, çok güçlü elektrik enerjisi ile dolu olan dağ havasının tüm sinirlerinizi yatıştırdığını hissedersiniz. Uzmanlara göre 15 gün dağda kalan bir kimsenin kan hücreleri 3,5 milyondan beş milyona yükselttiği bilinmektedir.

Uludağ sahip bulunduğu doğal güzellikleri ile milli park statündedir., geniş bir bölgede kayak sporuna elverişli tek yer oluşu, kendisine özgü yüksekliğe göre zengin bitki ve orman örtüsünün tabakalı dağılımı sayesinde alt kesimlerde Akdeniz iklimi görülür iken yüksekliğe bağlı soğuk ve buzlu bir iklim görebileceğiniz ender yerlerdendir.

Alt kesimlerdeki ormanlar daha çok Gürgen, Ihlamur, Kestane ve Kızılağaçtan oluşur. Uludağ’da1500-1600 m yükseklerde Kayın Meşe, Göknar ve Karaçam

 Uludağ’da 1600 m. den daha yüksek kesimlerde ise saf Uludağ Göknarı ormanları yer alır.

Uludağ'ın güneyindeki 1400-1500 m. yüksekliklerde ise kuraklığa dayanıklı Karaçam, Kızılçam, Saçlı meşe, Mazı Meşesi Ormanları vardır..

 

           Avrupa kıtasının bütününde 13.000’ e yakın bitki türü tespit edilmişken, ülkemizdeki bu sayı yaklaşık 12.000 dır. Uludağ’da bu günkü verilere göre 1320 bitki türü tespit edilmiş olup bunlardan, Türkiye geneli 171 endemik türene ev sahipliği yapmaktadır. 30 çeşidi Uludağ bünyesinde barındır.

Uludağ küresel anlamda nesli tehlike altında olan 3 bitki türüne yaşam alanını oluşturmaktadır.

Uludağ ve eteklerinde eriyen kar suları ile 145 adet su kaynağı beslemektedir.

Uludağ’da buzul devrinde 2000 metrenin üzerindeki buzul kütleleri aşağıya doğru kayarken dağ yüzeyini "u" şeklinde oymuştur. Bunun en güzel örneğini Zirve tepe ile Uludağ Tepenin önündeki bizlerin “ zirve yatağı” olarak adlandırdığımız zirve çukurlarında gözlemleye bilmekteyiz. Bu oluşumlar sayesinde Uludağ’da miks tırmanışları yapılabilmektedir.

Uludağ yaz ve kış turizmine açık bir dağ olup; yazın yürüyüş, kamp ve günü birlik piknik alanlarına sahiptir. Doğa yürüyüşçüleri için dağdan şehir merkezine inilen bir çok patika yürüyüş yollarına sahip olduğu kadarıyla, dağın zirvesine doğru da bir çok farklı parkura sahiptir.

     Uludağ zirvesinde kapı çıkışı sonrasında sağda kalan tepede dağcıların sığınabilmesi için 2500 metre yükseklikte bir barınak inşa edilmiştir. Uzun yıllar burası uludağın zirvesi olarak bilinmiş GPS cihazların çıkması ile göller bölgesi üst kısmında bulunan sivri noktanın 2543 metre ile zirve olduğu anlaşılmıştır.

Zirvenin alt kısmında eriyen karların çukurları doldurduğu 3 adet göl bulunmaktadır. Bunlar  Buzlu Göl, Aynalı Göl, Kilimli Göl dür.

Kilimli Göl; Dibi yeşil renkte çok sık bir bitki örtüsü ile kaplıdır ve derinliği 4,5 metre civarındadır. Dağcıların kamp, çevreden gelen köylülerin de piknik yaptıkları, içme suyunun bulunduğu 2.330 metre yükseklikteki Kilimli Göl çevresi Cumartesi ve Pazar günleri oldukça kalabalıktır.

           Kara Göl; Hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, dipsiz göl adıyla da bilinen göldür. Bu göle Kilimli Göl’den Alaçam istikametine giden patika yol ile 10 dakikada ulaşılır. Zirve tepenin altında kalan 2270 metre yükseklikteki Kara Göl adına yakışır bir şekilde ürpertici görünüm vermektedir. Fazla güneş görmemesi ve içme suyu bulunmaması nedeniyle kamp için tercih edilmez.

          Aynalı Göl; 2.310 metre yüksekliktedir ve diğer göllere oranla daha fazla güneş gördüğü ve güneş ışınlarının su üzerinde yansıması nedeniyle bu ismi almıştır. Hemen üzerinde yükselen 2.510 metrelik zirvesiyle Dört Tepeler etkileyici bir görünüm vermektedir. İçme suyu kaynağının da bulunduğu Aynalı Göl sakinliği ve doğal güzelliği nedeniyle tercih edilmektedir.

 

 

      Anıtkabir'in mimarı Ordinaryüs Prof. Dr. Emin Onat ile ilk kadın mimarlardan Prof. Dr. Leman Cevat Tomsu tarafından tasarlanan Kirazlıyayla Sanatoryum Binası'nın Cumhuriyet tarihinin en önemli eserlerindendir.

2006 yılından beri atıl durumda bulunan Sanatoryum Tesisleri, 4 mevsim turizme hizmet vermesi maksadıyla Bursa Ticaret ve Sanayi odasına "Kirazlılyayla Yaşam boyu Eğitim Merkezi" yapılması maksadı ile kiralanmıştır. İnşaat bitiminde 208 oda,8 toplantı solonu/Eğitim Salonu, 157 Araçlık kapalı otopark bulunacaktır.

              

            

  Kışın oteller ve 2 gelişim oteller bölgesinde kayak ve konaklama yapabildiğiniz gibi agaç evlerde konaklayıp kamp atabilirsiniz.

         Bakacak bölgesine yürüyüş yapıp kelimenin her anlamıyla bir eşsiz bir doğa parçasının tadını çıkarabilirsiniz. Uludağ oteller bölgesine 5 km., Bursa şehir merkezine 45 dakikalık bir uzaklıkta. Şehrin hengamesinden kaçıp ufka dalıp gitmek isteyenler için bulunmaz bir nokta. Görüp de hayran kalmamak elde değil. Bursa Ovasını İnegöl yamaçlarını, Gemlik körfezini hatta iyi havalarda İstanbul kıyılarını dahi görebilmek mümkün… Evliya Çelebi yüzyıllar evvel geçtiği bu eşsiz manzara hakkında Seyahatnameye birçok satır karalamış… Seyahatnameye göre, eskiden buradan aya bakarlarmış. Ramazan ayının başlangıcında “Hilal” görünür mü görünmez mi, buradan baktıkları için bu mevkiye “Bakacak” denmiş… Eğer Ramazan hilalini görürlerse, ateş yakarak şehir halkına haber verirlermiş. Böylece kaleden toplar atılarak ertesi günü oruç tutulurmuş.

        Çobankaya bölgesinde yılın her döneminde faydalanılması maksadı ile 23 adet Tamamen ahşap olan 88 metrekare A tipi,66 metrekare B tipi, 52 metrekare C tipleri Kır Evinin yapımı tamamlanmıştır. bu binalar çevresinde 100 adet çadırlı kamp yapmaya uygun alan mevcuttur.  Ayrıca günlük 1500 kişi kapasiteli piknik alanı mevcuttur. Altyapı ve üst yapı çalışmalarına başlanmış, bu kapsamda alana piknik masaları, yağmur barınaklarının montajları yapılmıştır.

Uludağ anlatmakla bitmez gelip gezip görüp yaşamak gerekir. Görüşmek dileğiyle.. Doğada ayak iziniz.  vücudunuzda sağlık kalsın…

 

Hasan Ören, Kristal Matbaa Bursa,  Birinci Baskı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursalihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Şenol Pektaş
(05.12.2020 19:58 - #72144)
Güzel bir bilgilendirme olmuş başkan Tebrikler hayırlı olsun..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursalihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(2) (0)
Rahmi Aydın
(05.12.2020 21:20 - #72145)
Güzel , faydalı bilgilendirme için emeğine yüreğine sağlık İmdat Bey. 75li yıllardan beri çıkarız Uludağ'a. İlkokulda Bölgesel tanıtım kitaplarında Bursa ve Uludağ kısaca tanıtılırdı. Turistik konumunu az çok herkes biliyor kısmen. Lakin Tarihini halen bu Şehrin bir çok insanı bilmiyor. Tarihe tecrübelerini aktararak yaptın bilgilendirme için teşekkür ediyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursalihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(2) (0)
Rahmi Aydın
(06.12.2020 11:28 - #72146)
Milli Parklar Alan rehberliği yapan , Uludağ tarihi , patikaları , canlıları Hk bilgileri , engin bilgiye Sahip Sn Hasan Ören ağbimizin büyük emek vererek hazırladığı " 360⁰ Uludağ Kitabında " bulabilirsiniz. Emeğine , Kalemine sağlık Sn. Hasan Ören
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bursalihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(3) (6)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.